“Bir hastanenin veri ihlal bildirimi hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 20/04/2021 tarih ve 2021/407 sayılı Karar Özeti

Veri ihlal bildirimine konu olayın;
Hastanede çalışan hekimin hastalarına ait kişisel veri/özel nitelikli kişisel verilerin yer aldığı dosyaların bulunduğu poşetlerin, kendisinin talimatıyla bazı hastane çalışanları aracılığıyla hastane dışına çıkarılmasıyla gerçekleştiği,

Kamera kayıtlarının kontrolünün sağlanmadığı, hastalara ait kayıtların tutulduğu arşiv odasına yetkili olmayan kişilerin girebildiği ve başhekimliğin izni olmadan hastalara ait kişisel veri/özel nitelikli kişisel verilerin yer aldığı dosyaların arşivden çıkartılabildiği hususlarının veri güvenliğinin sağlanmasını temin etmeye yönelik fiziksel ortamların güvenliğini sağlayacak idari tedbirlerin yeterli ölçüde alınmadığının göstergesi olduğu,

İhlalden 789 hastanın etkilendiği ancak karakol tutanağına göre tespit edilen 54 adet hasta dosyasının geri alınarak yedieminliğe teslim edildiği, geri kalan dosyaların akıbetinin ise bilinmediği dikkate alındığından hasta dosyalarının kaybolması durumunun önlenemediği ve bu durumun söz konusu hasta dosyalarının kaybolmasına yönelik risklerin azaltılmasına dair yeterli tedbirlerin alınmadığını gösterdiği,

Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 450.000 TL idari para cezası uygulanmasına,

İhlalin tespit edilmesinden 25 gün sonra Kuruma bildirildiği, geç bildirim sebebinin, ilgili dosyaların hastaneden çıkartılırken hastane yönetimi tarafından suçüstü yakalanıldığı,

İlgili kişilerden hastaneye gelen bir kişi dışında, hiçbirine ihlalin bildirilmemiş olduğu

Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 150.000 TL idari para cezası uygulanmasına Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından karar verilmiştir.

Sonuç;
Somut olayda hastane yönetiminin idari ve teknik tedbirleri almadığı, çalışanlar için kişisel verilerin korunması eğitiminin tamamlanmasının sağlanmadığı, İhlalden; kimlik, iletişim, lokasyon, özlük, genetik veri, sağlık verileri gibi veri kategorilerine ait çok sayıda kişisel verinin ve özel nitelikli kişisel verinin etkilenmiş olduğu hususunun ilgili kişilerin ihlal sebebiyle önemli olumsuz etkilere maruz kalmaları olasılığının bulunduğunun göstergesi olduğu, İhlal şüphesini doğuran olayların bulunmasına rağmen; ihlalin 17 gün sonra tespit edilmesinin veri sorumlusu tarafından kişisel veri güvenliği politika ve prosedürlerinin iyi bir şekilde hazırlanmadığı veya takip edilmediği, ayrıca bu durumun alınan mevcut güvenlik önlemlerinin etkili kullanılamadığı hususlarının göstergesi olduğu, ihlalin tespit edilmesinden sonra kuruma geç bildirildiği ve kurumun veri koruma sürecini olması gerektiği gibi yönetmemesi sonucu 789 hastanın kişisel veri ihlal edilmiştir. Kurum veri ihlalini en geç 72 saat içinde kuruma bildirmelidir.Bu karar, kurum ve kuruluşların idari ve teknik önlemleri almalarının ne kadar önemli olduğunun göstergesi ve idari ve teknik önlem almayıp veri ihlaline uğrayan kurumlara çok yüksek miktarda cezalar verildiğinin örneğidir.

“Bir sigorta şirketi tarafından hizmetin açık rıza şartına bağlanması hakkındaki ihbar” ile ilgili olarak Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 20/04/2021 tarihli ve 2021/389 sayılı Karar Özeti

Kuruma intikal eden bir ihbarda; ihbar eden ilgili kişinin bir sigorta şirketinden (Şirket) bireysel emeklilik sözleşmesi (BES) yaptırdığı, Şirketin internet sayfasından poliçe bilgilerine ulaşmak için giriş yapmaya çalıştığında bir onay kutucuğu sunularak kişisel verilerin işlenmesine rıza göstermek zorunda bırakıldığı, bu kutucuğu işaretlememesi halinde hiçbir işlem yapamayacağının anlaşıldığı, ancak kişisel verilerinin işlenmesine onay vermek zorunda bırakılmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (Kanun) kapsamında gereğinin yapılması talep edilmiştir.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu;
Veri sorumlusunun internet sitesinde yer alan “Bireysel Emeklilik Sözleşmesi Teklif Formu”nun (Teklif Formu) incelenmesinden “İnternet Ortamında Sunulacak Hizmetlere İlişkin Hükümler” başlığı altında yer verilen ifadelerden ilgili kişi ile veri sorumlusu arasında akdedilen Hizmet Sözleşmesi ile ihbar konusu uygulamanın kullanımında talep edilen verilerin veri sorumlusunun internet üzerinden sunduğu hizmetlerde şifre dışında geliştirilen bir yöntem olarak görülebileceği, bu durumda, veri sorumlusunun anılan kişisel veriler için Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması”  veri işleme şartına dayanacağı değerlendirildiğinden hizmetin açık rıza şartına bağlanmasından söz edilemeyeceği, bununla birlikte ihbara konu olayda söz konusu uygulamanın kullanımı için sunulan aydınlatma metninde aynı zamanda kişisel verilerin işlenmesi için açık rıza alındığı, dolayısıyla veri sorumlusunun savunmasında açık rıza ve aydınlatma kavramlarını iç içe geçmiş belirsiz bir biçimde kullandığının görüldüğü, bu noktada söz konusu kişisel veri işleme faaliyetinin hukuki sebebinin açık bir şekilde ifade edilmesinin veri sorumlusunun yükümlülüğü olduğunun altının çizilmesi gerektiği,

Ayrıca söz konusu kişisel veri işleme faaliyeti, Kanunda yer alan açık rıza dışındaki şartlardan birine dayanıyorsa, bu durumda ilgili kişiden açık rıza alınmasına gerek bulunmadığı ve veri işleme faaliyetinin, açık rıza dışında bir dayanakla yürütülmesi mümkün iken açık rızaya dayandırılmasının, aldatıcı ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olacağı ve bu durumun ise Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen “hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma” ilkesine aykırılık teşkil ettiği değerlendirmelerinden hareketle,

Kanunun 5 inci maddesinde yer alan diğer işleme şartları mevcut iken ilgili kişilerin açık rızasının alınmasının Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan “hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma” ilkesine aykırı olduğu dikkate alındığında Kanunun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen veri sorumlusu hakkında, Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca söz konusu uygulamanın ihbar eden dışında pek çok kişi üzerinde olumsuz etki doğurabileceği, veri sorumlusunun sunduğu hizmet bakımından geniş bir müşteri kitlesi bulunduğu, Şirketin kusuru, ekonomik durumu ve haksızlık içeriği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak 250.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Sonuç ;
6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde açık rızanın, “belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza” şeklinde tanımlandığı, bu anlamda açık rızanın öncelikle belirli bir konuya ilişkin ve o konu ile sınırlı olarak verilmesi bu doğrultuda veri sorumlusu tarafından açık rıza beyanının hangi konuya ilişkin olarak istenildiğinin açıkça ortaya konulması gerektiği, diğer bir deyişle, açık rıza beyanının genel nitelikte olmaması, belirli bir konuya özgülenmiş ve o konu ile sınırlı olması gerekmekte olup, açık uçlu veri işleme faaliyetlerine ilişkin rıza alınamayacağı, bununla birlikte, açık rıza bir irade beyanı olduğundan, kişinin özgür bir şekilde rıza gösterebilmesi için, neye rıza gösterdiğini de bilmesi gerektiği ayrıca kişinin sadece konu üzerinde değil, aynı zamanda rızasının sonuçları üzerinde de tam bir bilgi sahibi olmasının beklenildiği, bu sebeple, bilgilendirmenin, veri işleme ile ilgili bütün konularda açık ve anlaşılır bir biçimde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Kurum ve kuruluşlar açık rıza ve aydınlatma kavramlarının aynı olmamasına dikkat etmeli ve ayrı şekilde açıklamalıdır. Kavramların içe içe geçmesi kişileri aldatabilmekte hukuki olarak dürüstlük kuralına uymamaktadır.

“Belediyeler tarafından sunulan internet hizmetleri”ne ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 25/02/2021 tarih ve 2021/140 sayılı Karar Özeti

Kişisel Verileri Koruma Kurumuna iletilen çeşitli ihbarlarda belediyelerin internet üzerinden emlak vergisi veya beyan bilgisini sorgulama sayfalarında yalnızca TC kimlik numarası girilerek vatandaşın emlak bilgilerine ulaşılmasının kişisel verilerin korunması açısından sorun teşkil ettiği ifade edilmiş, konunun 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (Kanun) kapsamında incelenmesi talep edilmiştir.

Yapılan incelemeler neticesinde bazı belediyeler tarafından internet üzerinden verilen vergi ödeme hizmetlerinin üyelik ve şifre ya da çift doğrulama yolu ile sisteme giriş yapılması sureti ile gerçekleştirildiği ve bu uygulamaların Kanuna uygun olduğu, ancak bazı belediyeler tarafından sunulan hızlı sorgulama ya da borç ödeme uygulamalarında sadece tek bir bilgi girilerek kişilerin borç bilgisine ulaşılabildiği; her ne kadar kişiye ait isim ya da mülke ilişkin bilgilere erişim mümkün olmasa da borca ilişkin bilgiye erişim sağlanabildiğinin anlaşıldığı, bu durumun Kanunun 12 nci maddesinin 1 numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan hükme aykırı olduğu değerlendirmelerinden hareketle;

Bazı belediyelerin bu yöndeki Kanuna aykırı uygulamaları nedeniyle konu hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve Türkiye Belediyeler Birliğine bilgi verilmesine,

Diğer taraftan, yalnızca tek bir bilginin girilerek (örneğin TC kimlik no, vergi no gibi) kişilerin borç ya da emlak bilgilerine erişim sağlanmasına yönelik uygulamalar yerine belediyeler tarafından sunulan emlak vergisi, beyan bilgisi veya benzeri nitelikteki hizmetlere ilişkin sorgulama sayfalarında veri güvenliğini arttırmaya yönelik olarak gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınması, bu bağlamda örneğin çift katmanlı doğrulamayı mümkün kılabilecek şekilde TC Kimlik numarası ya da vergi numarasının girilmesinin yanı sıra kişilerden farklı kişisel verilerin de talep edilmesi, SMS ile doğrulama, üyelik yapılması gibi yöntemlerin seçilmesi ve bu itibarla belediyelerin hizmet sunma yöntemlerinin kişisel verilerin korunması mevzuatı çerçevesinde yeniden değerlendirilerek gerekli önlemlerin alınması hususunda Belediyelerin talimatlandırılmasına karar verilmiştir.

Sonuç;
6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma kanunu 12.maddesinde veri sorumlusunun yükümlülüklerine yer verilmiştir. İlgili maddenin 1.fıkrasında ; veri sorumlularının ,Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.” Hükmü uyarınca veri sorumlusu olan belediyeler de bu yükümlülüklerini vatandaşlara karşı yerine getirmelidirler. Kişisel verileri koruma konusunda özel sektör kadar kamu kurumlarının da büyük sorumlulukları mevcuttur. Kamu kurumlarında da veri güvenliğini arttırmaya yönelik gerekli idari ve teknik tedbirler alınmalı,erişim sınırlandırılmalı, iki kademeli kimlik doğrulama kontrolünün uygulanması yapılmalıdır.

“İlgili kişinin kişisel verilerinin site yönetim hizmetini sağlayan veri sorumlusu şirket tarafından bir mobil uygulama ile hukuka aykırı olarak paylaşılması” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 13/04/2021 tarihli ve 2021/359 sayılı Karar Özeti

İlgili kişinin Kuruma intikal eden şikayetinde özetle; oturduğu sitenin yönetiminden sorumlu şirketin kendisine ait telefon numarasını yönetim hizmetleri kapsamında kullanılan bir mobil uygulama ile rızası dışında paylaştığı ve ilgili uygulamadan kendisine bilgi mesajı gönderildiği belirtilerek 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (Kanun) kapsamında gerekli yaptırımların uygulanması talep edilmiştir.

Kurul tarafından;
Yönetim Hizmeti Sunan Şirketin Site Temsilciler Kurulu ile akdettiği sözleşme kapsamında ilgili kişinin ikamet ettiği sitede yönetim hizmetleri verdiği, bu anlamda söz konusu hizmetlerin ifası gereği Yönetim Hizmeti Sunan Şirketin 3. kişilerle sözleşme yapabileceği, bu sözleşmeler kapsamında sorumluluğun Yönetim Hizmeti Sunan Şirkete ait olduğu, Yönetim Hizmeti Sunan Şirketin kişisel verilerin aktarıldığı iddia edilen uygulama/ikinci uygulama ile hizmet sözleşmesi akdettiği ve bu sözleşmenin eki niteliğinde olan KVKK Protokolünde hizmet sözleşmesinde Yönetim Hizmeti Sunan Şirketin veri sorumlusu sıfatını haiz olduğuna yer verildiği dikkate alındığında Yönetim Hizmeti Sunan Şirketin kişisel verilerin aktarıldığı iddia edilen ikinci uygulama ile yaptığı sözleşme kapsamında kişisel verilerin işlenme amaç ve yöntemini belirleyen kişi olarak veri sorumlusu sıfatını taşıdığı,

Uygulama Hizmetini Sunan Şirketin ise Yönetim Hizmeti Sunan Şirketin verdiği yetki kapsamında onun adına veri işleme faaliyetini gerçekleştiren veri işleyen sıfatını haiz olduğu,

Veri sorumlusu Şirket ve veri işleyen Uygulama Hizmeti Sunan Şirket arasında akdedilmiş olan Protokolün “Protokol Koşulları” başlıklı maddesinde;

Yönetim Hizmeti Sunan Şirketin hizmet sözleşmesi kapsamında uygulamayı kullanarak uygulama ile yazılı olarak, elektronik ortamda veya sair şekillerde bilgi, belge ve veri paylaşacağı,

Yönetim Hizmeti Sunan Şirketin uygulama ile paylaşacağı her türlü verinin sözleşme ilişkisi kapsamında uygulamaya aktarıldığını ve KVKK anlamında gerekli kabul edilmesi halinde Protokolün paylaşılacak her türlü kişisel veri bakımından açık rıza niteliğinde olduğunu kabul, beyan ve taahhüt edeceği,

İlgili kişilerin KVKK kapsamında açık rıza vermesi gerekli ise ilgili kişilerin verilerinin uygulama ile paylaşılması hususunda ilgili kişilerden açık rıza aldığını kabul beyan ve taahhüt edeceği hususlarına yer verildiği,

Kişisel verilerin aktarıldığı iddia edilen uygulamaya katılımın, site yönetim işlerinden ayrı bir amaca hizmet ettiği ve isteğe bağlı olduğu, bu uygulamaya ilgili kişilerin katılımını sağlamak amacıyla kişisel verilerin işlenmesinin Kanunun 5 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan işleme şartlarına dayandırılamayacağı ancak ilgili kişinin açık rızası ile gerçekleştirilebileceği, ilgili kişinin açık rızasının ise alınmadığı hususları göz önünde bulundurularak kişisel verilerin hukuka aykırı işlendiği kanaatine varılmış olup, bu çerçevede Kanunun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrası hükmüne aykırı hareket eden veri sorumlusu Yönetim Hizmeti Sunan Şirket hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 100.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Sonuç;
Veri sorumlusu sıfatına haiz Yönetim Hizmeti sunan şirketin, ilgili kişilerin 6698 sayılı KVKK madde 5 hükmünün 2 numaralı fıkrasına dayandırılmadığı noktalarda açık rızasını alması gerekir. Veri sorumlularının; Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, kişisel verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak gibi yükümlülükleri vardır.

< Önceki Sonraki >